“Diğer tanımlanmamış bozukluk” terimi, genellikle psikiyatrik teşhisi konabilen ancak belirli bir tanı kriterine tam olarak uymayan psikiyatrik rahatsızlıklar için kullanılır. Psikiyatristler ve klinik psikologlar, bazı hastaların semptomlarının bilinen bozukluklere uygun olmadığını veya daha spesifik bir tanı almadığını gözlemleyebilirler. Bu durumda, “diğer tanımlanmamış bozukluk” tanısı kullanılır.
Bu terim, psikiyatrik teşhis rehberlerinde (örneğin, DSM-5 veya ICD-10 gibi) yer almayan veya henüz tam olarak sınıflandırılmamış semptomlar veya bozukluklar için kullanılır. Bunun nedeni, psikiyatrik teşhislerin belirli semptomların ve davranışların özelliklerine dayalı olduğu, ancak tüm klinik durumların bu tanılara mükemmel bir şekilde uymadığıdır. Ayrıca, psikiyatrik tanılar zamanla güncellenebilir ve değiştirilebilir, bu da bazı durumların yeni tanılarla sınıflandırılmasına yol açabilir.
Bu nedenle, bir kişinin semptomları belirli bir psikiyatrik bozukluğa uymuyorsa veya daha önce tanımlanmamış bir durumu ifade ediyorsa, psikiyatristler veya klinik psikologlar genellikle “diğer tanımlanmamış bozukluk” tanısını kullanarak bu kişiyi değerlendirebilirler. Bu, kişinin semptomlarına yönelik daha fazla araştırma ve inceleme yapılmasını gerektiren bir başlangıç noktası olabilir.